20 Kasım 2008 Perşembe

PATATESLİ KÜLAH





İstediğiniz sayıda milföy

200 gr kıyma

1 adet kuru soğan

Haşlanmış 3-4 orta boy patates

Tereyağı veya zeytinyağı

tuz karabiber

Üzerine yumurta sarısı





*Yemeklik doğradığımız soğanı yağda hafif soteleyelim

*haşlanıp ezilmiş patateslerimizi ekleyip onu da biraz kavuralım

*Tuz karabiber ekleyelim, içimiz hazır

*Milföylerin bir karesini beş şeride keselim.

*Bunları çelik hunimize (eğer yok ise kalın dergi yapraklarını huni yapıp yağlayarak kullanabilirsiniz)alttan başlayarak döndererek saralım.Ama önce hafifçe yağlamayı unutmayın

çıkarması kolay olsun

*Üzerine yumurta sarısı sürelim ve 180 derece fırında kızarana kadar pişirelim

*fırından çıkınca biraz ılınınca kalıbı içinden döndererek kırmadan çıkaralım

*Ilınmış içimizi dolduralım

*Bekletmeden servis yapmanızı öneririm:))





Afiyet olsun

BALKABAĞI ÇORBASI





Kızım iki yıl önce Almanya'ya gittiğinde içmiş bu çorbayı..Geldiğinden beri de isteyip duruyordu ama ben nasıl yapıldığını bilmediğim için yapamamıştım. Nette de çok tarif vardı ama hepsi birbirinden farklı idi..Ben de bugün yarın denerim derken, ha buydu yok öbürüydü derken zaman geçti. Bugün pazardan kabağı aldım eve gelip araştırmamı yaptım ve çorba misler gibi oldu..O zaman bir kızdım kendime niye bunu şimdiye kadar denemedim diye...!!
Gerçekten denemenizi öneririm..Oğlum hariç (ki o bir "sebze sevmez"dir!) hepimiz çok beğendik...Kızımın sözylediğine göre aynıymış tadı ama "o biraz daha yoğun kıvamlıydı" dedi.
bir dahaki sefere bu ayrıntıya dikkat edeceğim..
Şimdi tarifi:
1/2 kg kuşbaşı doğranmış balkabağı
1 adet yemeklik doğranmış soğan
1 adet minik doğranmış havuç
1 adet minik doğranmış patates
2 diş sarımsak
4 kaşık zeytinyağı
2 adet defne yaprağı
7-8 bardak tavuk suyu(ya da tablet)
tuz ,karabiber, kimyon,
Süt kreması
*Soğan ,sarımsak,patates ve havucu yağda beş dakika soteleyelim
*Kabakları ekleyelim defne yaprağını da koyup 7-8 dakika daha karıştırarak kavuralım
*Tavuk suyu,tuz ve baharatları da ekleyip 30-35 dakika kızık ateşte ya da düdüdklüde daha kısa sürede pişirelim.
*İnince defne yapraklarını içinden alıp el blenderi ile çırpalım
*Süt kremasını ekleyip karıştıralım(miktarı size kalmış ben miniklerden yarım kutu ekledim)
*Servis yaparken dilerseniz pul biberle dilerseniz küp doğranıp kızartılmış ekmeklerle servis yapabilirsiniz..
Afiyet olsun
****Kabak hafif tatlımsı bir bitki olduğundan tuz oranını kontrol etmenizi öneririm..

15 Kasım 2008 Cumartesi

PRATİK MUZLU BATON PASTA





Bugün benim doğum günüm:))

Dünya yüzünde eskittiğim bir yılı daha arşive gönderdim!
Bu da basit ama çoook lezzetli pastam:))
Kendimi unutmadım yani:)))
Hepinize sevgilerrrrr:)
İşte tarifimiz de geldiiii:)
Az malzemeli, az kalorili:)) , az emekli , pratik , şipşak bir pasta bu...
Hiç uğraşmadım diyebilirim.. Ama dilim görüntüsünü almayı dalgınlıkla unutmuşum, akşama bitti zaten pasta...!
Pandispanya:
3 yumurta
3 kaşık un
3 kaşık şeker
1 kaşık sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Kreması:
*1 paket muzlu cremole
*2 su bardağı soğuk süt(bardağım 200 ml)
*3 adet muz
Kiraz şekerlemesi(isteğe bağlı)
Hindistan cevizi
*Hep söylüyorum yine tekrar edeyim "muhakkak oda sıcaklığındaki" yumurtalarımızı yumurta sayısınca şekerle savura savura mixerle çırpıyoruz.Bembeyaz olacak, iki kat hacime ulaşacak, koyulaşacak, kaşıktan akmayacak yanii..
*Sonra diğer malzemeleri ekleyip "kaşıkla" iyice yedireceğiz
*Yağlı kağıt serdiğimiz mini fırın tepsimize dökeceğiz
*180 derece fırında yüzü kızarana kadar pişireceğiz
* Çıkınca sıcak sıcak yuvarlayacağız ,soğumasını bekleyeceğiz.
*Soğuk sütle cremolyi tarifinde söylendiği gibi 3-5 dakika çırpıp hazırlayacağız
*Kağıdından yavaşça ayırdığımız pandispanyamızın üzerine yarısını sürüp soyulmuş iki adet muzu boyuna döşeyeceğiz
*Rulomuzu tekrar kıvırıp kalan kremayı da üzerine süreceğiz ve dilediğimiz gibi süsleyeceğiz
Afiyet olsun

14 Kasım 2008 Cuma

PATLICAN İMAM BAYILDI


Evet arkadaşlar..Çevremizde kanser olayları o kadar arttı ki artık biraz daha beslenme işini ciddiye almamız gerektiğini düşünüyorum.Özellikle de her kafamı çevirdiğimde karşıma çıkan sayın Erkan Topuz sayesinde sanırım hepimiz birer sağlık uzmanı kesildik.!!
Kendimiz neyse de -hani iyi kötü bir ömür yaşadık- ama çocuklarımız ve onlardan sonraki nesillerin işi özellikle de büyük şehirde yaşıyorlarsa sanırım oldukça zor...!
Yaş sebze, meyveye bakıyorsunuz tümüyle hormonlu..Gözlerime inanamıyorum bazen..Nerede bizim dalından koparıp yediğimiz besinler, nerede şimdiki ucubik şekilli kokusuz,tatsız tuzsuz gıdalar..Geçenlerde elma büyüklüğünde satılan cevizleri görünce ciddi bir şok yaşadım inanın...
Tümüyle kirli, oksijen fakiri bir büyükşehir hayatı...Çocuklarımıza nasıl bir kötülüktür bu yaptığımız, ne mecburiyetimiz var bu keşmekeşi çekmeye bilemem ama vebalinin büyük olduğu ortada..
Üzerine bir de biz anneler olarak zaten bozuk olan besinleri , pişirme yöntemlerimizle iyice zararlı hale getirirsek ne olacak çocuklarımızın hali değil mi ama?
İşte Belgin'in böyle bir çene potansiyeli var..!!! Konuştu mu susturabilene aşkolsun:)) Yani tek bir şey söyleyeceğim:" patlıcanları kızartmayı bırakalı uzun yıllar oldu!"
Sadece bu basit cümleyle de başlayabilirim ama muhabbet isteği mi ağır bastı ,akşam izlediklerimden mi etkilendim ya da çevremdeki naçar durumdaki tanıdıklarım mı aklıma geldi nedir ,hangisidir bilemiyorum ama girizgah oldukça uzadı...
Evet, kızartmaya bayılırım , deli olurum , kokularını takip ederim o kadar çok severim ama yapmıyorum işte...! Mikrodalga fırınımda yumuşatıyorum ve artık sadece bu şekilde kullanıyorum patlıcanları...Kızartmaları da fırında çok az yağ kullanarak yapıyorum, nefis oluyor..
Tamam tamam, şimdi geçiyorum tarife...Nefis olur gerçekten imam da ben de bayılırız yaniii::))

1 kg patlıcan
4 adet kuru soğan
1 çay bardağı sıvıyağ
10 diş sarımsak
3 adet domates
3 adet sivri biber
Tuz

*Patlıcanları alacalı soyalım ve saplarının yeşil kısımlarını temizleyerek beyaz sapını bırakalım..
*Tuzlu suda bekleterek acısını çıkartalım.
*Yıkayıp kurutup ister fırında, ister mikrodalga fırında (HALA isterseniz kızartarak) yumuşatalım.
*Pişirme kabımıza alalım
*Soğanlarımızı piyazlık doğrayalım ve yağda soteleyelim.
*Sarmısakları ekleyelim
*Doğradığımız domatesleri de ekleyelim
*Tuzunu atıp kapağını kapatıp, pişmeye bırakalım
*Yumuşayınca patlıcanlarımızın içlerine dolduralım.
*Üzerini süsleyip , soğandan kalan suyu dökelim ve birazcık daha sıcak su ilavesiyle ve kısık ateşte pişirelim.
*Soğuyana kadar kapak açmayalım ..

Afiyet olsun

12 Kasım 2008 Çarşamba

CEVİZLİ İÇLİ KETE


Ramazan dan kalma bir tarif yine..Kendisi çoktan bitti ama arşivde resmi görünce fazla bekletmeden yayınlayayım istedim..Sizler de deneyin bakalım eşim kadar beğenecek misiniz?
Ben bu keteleri yapıp deepfreeze koyuyorum.Çünkü fazla miktarda çıkıyor..Biz tüketene kadar da bayatlıyor..Ama deepfreezde olunca yemeden bir saat önce çıkarıyorum (acil durumlarda mikrodalga fırınımı kullanıyorum ama ısıtmadan sadece çözdürme programını kullanarak.Çünkü mayalı hamurlar mikrodalga fırından çıkınca, biliyorsunuz soğuduğu anda sertleşiyor) Bir de yağsız tavada hafif ısıda ısıtınca sanki fırından yeni çıkmış gibi oluyor adeta...İster iftarda ister sahurda nasıl dilerseniz yiyebilirsiniz...

İşte buyrun tarifi:

3 su bardağı süt
1 su bardağı yoğurt
1 paket yaş maya
2-3 kesme şeker
1/2 paket yumuşak margarin
1 su bardağı sıvıyağ
Yeterince un ,tuz



İçi:
2 yemek kaşığı tereyağı
1 su bardağı un(yaklaşık az gelirse ekleyin)
Ceviz kırığı


*Ilık-sıcak süt ile şekeri ve mayayı eritelim, biraz kabarmasını bekleyelim...
*Diğer malzemeleri ekleyip yumuşak bir hamur yoğuralım..Ama unu birden değil azar azar eklemeyi unutmayalım.
*Mayalanması için kapağını kapatıp bir kenarda bekletelim
*Diğer tarafta, içi yani meyanesi için unla yağı kavuralım hafif kokusu çıkana kadar ..Cevizini ekleyelim..(Ben bu aşamada bir kaç kaşık şeker de ekliyorum çünkü biz şekerli seviyoruz ,isteyen ekleyebilir)
*Hamurumuzdan limon kadar parçalar koparalım, hafifçe açalım ve içine birer yemek kaşığı iç koyup ağzını büzerek kapatalım.
*Kapattığımız yeri ters çevirip yağlanmış tepsiye elimizle bastırarak yaklaşık 15 cantim çapında yayalım.
*Hepsi bitince biraz da tepsi mayasının gelmesini bekleyelim ve üzerine yumurta sarısı sürüp, çatalla şekil verip 200 derecede ısınmış fırında pişirelim..
Afiyet olsun
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...